All for Joomla All for Webmasters

İletişim Tel: +90 544 795 01 01

SADİ GÜLER

SADİ GÜLER (24)

COVID-19 salgını sürecinde gerek kamu kurum ve kuruluşları gerekse özel sektör temsilcileri tarafından toplum sağlığı ve düzeninin korunması açısından olası tüm riskleri ortadan kaldırmak ve süreci kontrollü yönetmek adına çeşitli tedbirler alınıyor.

Bu tedbirlerin en başında ise sosyal mesafe kadar gündemi uzun süredir meşgul eden maske temini geliyor. Salgından olumsuz etkilenen ve buna rağmen çalışmalarını kesintisiz sürdüren sektörlerin başında İstifleme makinaları, ulaştırma ve lojistik sektörü geliyor. Bu zorlu günlerde tedarik zincirinin kopmaması için çalışmaları zorunlu olan forklift Operatörleri ve lojistikçiler de maske bulmakta zorluk çekenlerden.

Şehirlerin karantina altına alınması, uçuşların durdurulması, evden çıkma yasakları gündemi alt üst ederken salgın olan tüm ülkelerde sağlık görevlileri kahramanca mücadele ediyor. Zorlu şartların görünmeyen kahramanlarından biri ise gıda maddeleri ve sağlık malzemelerini, fabrikaların imal ettikleri ürünleri olması gereken yerlere ulaştıran kaldırma, taşıma makinaları olan forkliftleri kullanan operatörler ve Nakliye araçları sürücüleri insanlar için en yoğun hizmet veren meslek grupları arasında yer alıyorlar.

Büyük sanayi kuruluşlarına çok adetli olarak forklift kiralayan veya kiralamacı firmalar operatörlere gerekli maske ve diğer korunma malzemelerini belki bir şekilde temin edebiliyorlar amaBugün her vilayette 5-10 makine ile küçük çaplı kiralama işi yapan firmalar ile köşe başlarında dolmuş taksi duraklarını andıracak şekilde ferdi olarak parsiyel kiralama işi yapan bireysel forklift operatörleri maske bulmakta hayli zorlanıyorlar işte tüm bunları ve forklift tamir bakım servislerini temsil edecek bir derneğin olmaması burada kendini önemli ölçüde hissettiriyor.

Bu olumsuz şartlardan bir çok sektör gibi Sektörel Dergilerde etkilendi.

İstif-Material Handling dergisini tarihinde ilk defa bir sayı atlatarak ve sayfalarında yerel haberleri çok az bir şekilde hazırlayarak okuyucularımıza sunmak zorunda kaldık.

Elimizde olmayan bu nedenden dolay siz değerli okuyucularımızdan özür dilerim.

Tüm dünya insanlarının başına musallat olan bu musibetten en kısa zamanda kurtulmayı ümit ediyor ve Bir sonraki sayımızda buluşmak üzere hoşça kalın diyorum.

Pazar, 08 Mart 2020 09:42

Değerli okurlarımız,

Yazan

Yıllar boyu  süren yoğun, yorucu, özverili ve fedakarca yaptığımız çalışmaların bir ürünü olan İstif-Material Handling Dergisi’nin WIN AURASIA 2020 fuarı için hazırladığı bir özel sayısı olan

”FORKLIFT DÜNYASI” nı sizlerle buluşturmanın mutluluğu içerisindeyiz. Her sayfada ayrı bir emeğin yer aldığı dergimiz, tamamıyla  sektörümüzden gelen yoğun talep üzerine hazırlanarak sizlerin beğenisine sunulmuştur. Bu emeğin karşılığı hiç şüphesiz siz değerli okurlarımızın ilgi ve takdirleri olacaktır.

1998 yılında yayın hayatına başlayan İstif-Material Handling Dergisi 2004-2006 yılları arasında

Türkiye’de ilk defa Sektörümüzdeki firmaların haber, röportaj ve reklamlarını İngilizce hazırlayarak “Machine World” adı altında  Ortadoğu’nun 6 ülkesinde olmak üzere Bulgaristan ve Ukrayna’da düzenlenen fuarlarda dağıtımını yaparak  firmalarımızın bir çoğunun adı geçen ülkelerdeki sektör mensuplarıyla tanışmalarına ve ihracat yapabilmelerine olanak sağlamış ve bundan büyük biz haz almış, gurur duymuştuk.

Ne yazık ki Ortadoğu’da Arap baharının başlamasıyla birlikte savaşların, çatışmaların artması bu hizmetimizin beklemeye alınmasına neden olmuştu.

Amacımız yıllar evvel olduğu gibi İstif-Material Handling Dergisini her ay çıkan bir yayın organı haline getirmek sektörle ilgili haberleri daha kısa süre içerisinde sizlere ulaştırabilmek, Dergimizin özel ek’i olan  Forklift Dünyası’nı ise üç ayda bir sektörel bazda hazırlayarak sizin beğeninize sunabilmektir. Bu konuda ilginizi, desteğinizi esirgemeyeceğinizi umut ediyorum.

Bu arada yurt dışındaki sektörümüzle ilgili yapılacak fuarları tespit ederek bu fuarlar için İngilizce dergi hazırlamakla ilgili çalışmalarımızın da başladığını belirtmek isterim.

Sağlıcakla kalın.

Pazar, 08 Mart 2020 09:41

Milletçe acımız büyük.

Yazan

Suriye’nin İdlib bölgesinde  yapılan hain hava saldırısı sonucu şehit olan kahraman Mehmetçiklerimize Allahtan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar  diliyorum. Milletimizin başı sağolsun.

İçimizde fırtınalar kopuyor. Türk milleti bu acı günü unutmayacaktır. Vatanın huzuru ve  güvenliğini

 Müdafaa etmek için şahadete yürüyen kahraman askerlerimizin ruhları şad olsun. Rabbim şehitlerimizin mekanını cennet eylesin. Türk milleti olarak bir bütünüz her zaman olduğu gibi devletimizin ve ordumuzun yanındayız.

Cenabı hak ülkemizi korusun, milletimizin birliğini ve dirliğini muhafaza etsin. ordumuzu muzaffer kılsın.

Dingo’nun ahırına dönüşen sosyal medya her türlü iftiranın, hakaretin, dezenformasyonun merkezi haline geldi. Aslı astarı olmayan haber yayanlar bu haberlere inanıp paylaşanlar. 33 değil 123 şehidimiz olduğunu iddia edenler “Hatay’daydım 169 şehit tabutu saydım” diye sosyal medyada paylaşanların, Rus ve Amerikan basınından, sosyal medyasından alıntı yaparak paylaşanların  neye hizmet ettiklerini gerçekten bilmek isterim.

Devlet şehit sayısını saklamaz ve saklayamaz önce bunu bilelim.

Böyle acı günlerde siyasi görüşünüz ne olursa olsun millet olarak bir bütün olmalıyız, düşman hepimizin ortak düşmanı olmalıdır.

Rusya “Biz vurmadık” diyor…Putin’in izni ve haberi olmadan Suriye’de sivrisinek bile uçamaz.

Suriye rejiminin gücümü var Türk ordusuna saldırmaya cesaret edecek.

ABD’nin Nato daimi temsilcisi “Türkiye’nin Rus S-400 hava savunma sistemlerinden  vaz geçeceğini

Umuyorlarmış ve “Umarım Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bizim onların geçmişinin ve geleceğinin müttefiki olduğumuzu ve S-400’ten vazgeçmeleri gerektiğini görür” diye buyurmuşlar.

Hadi ulan ordan…Senin gibi müttefiği yemişim ben.

Gör bunları Türk milleti… senin senden başka dostun yoktur.

Perşembe, 02 Ocak 2020 07:17

Material Handling 22 Yaşında.

Yazan

21 yıldır Türkiye forklift ve İstif makinaları konusunda bir otorite ve sektörünün nabzını elinde tutan bir dergi.

Her sayıda kendi özünü değiştirmeden renklenen, yenilenen, sadık okuyucu kitlesi ile sektörün medya gücü ve 1 numarası. Material Handling Dergisi.

Editoryal misyonu daima geleceği ,geçmişin üzerine ekleyerek çoğaltmak olan Material Handling ekibinin yurt içinden ve yurt dışından özenle derlediği haberleri, röportajları, yayınladığı firma reklamları ile Forklift ve İstif makinaları sektörünün son 21 yıldaki gelişimini ve değişimini gösteren adeta bir “YILLIK ANSİKLOPEDİ” niteliğinde.

Sektörüne daha iyiyi, daha çok seçeneği sunmaya devam etmeye kararlı, Okuyucu sadakati çok yüksek olan ve okurlarının sevdiği bir marka haline gelen Material Handling Dergisi 22’nci yıla adım atmanın heyecanıyla yurtta ve dünyada sektörle ilgili gelişmelere okuyucularına sunmaya devam edecek.

Material Handling Dergisini bu günlere gelmesini sağlayan okurlarımıza yürekten teşekkür ederiz.

Sektörde Yılın Bombası.

12.12.2019 Tarihli 30976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ithalat rejimi kararına ek karar ile 8427.10-8427.20 ve 8427.90 alt tarife pozisyonlarında yer alan forkliftler, kaldırma ve elleçleme tertibatı olan diğer yük arabalı ürünlere %6.5 ila %6 oranlarında ilave gümrük vergisi getirilmesi ve 26.01.2020 tarihi itibariyle yürürlüğe gireceği haberi forklift sektöründe “Yılın bombası” olarak nitelendirildi.

Çin’den forklift ithal eden Özismak İstif Makinaları firmasının Genel Müdürü Sönmez Yazıcı ve ABS İstif makinalarının Genel Müdürü Salih Yalçın’ın bu çok konuşulan ek vergi ile ilgili düşüncelerine

Sayfalarımız arasında yer verdik umarım ilgi ile okuyacaksınızdır.

Ek vergi konusu ile birlikte en çok konuşulan diğer bir konu ise SANICA GRUP.

Yerli elektrikli forklift imalatına giren SANICA GRUP Forklift sektörünün adeta yakın takibinde …

“Umutsuz vaka” diyenlerden ziyade Başarılı olacaklarına inanan ve güvenenler çoğunlukta.

Yerli imalat SANICA forkliftler için yoğun bir bayilik talebi olduğunu da ayrıca gözlemliyoruz.

SANICA’ya Başarılar diliyoruz.

HELI’nin Global Bayiler Toplantısı.

Çin menşeili Heli forkliftlerin 2019 yılı Global bayiler toplantısına dünyanın her ülkesinden 500 civarında distribütör firma katıldı. Toplantıda 16 ülke distribütörüne 20.000’er dolar dan 320.000 dolar ödül dağıtıldı.

Toplantıya katılan Özismak İstif Makinaları firmasının Genel Müdürü Sönmez Yazıcı, toplantı ile ilgili izlenimlerini şöyle anlatıyor.

“ Biz bütün dünya krizle boğuşuyor derken şunu gördük ki; HELI yıllık 160.000 adet forklift üreterek bunun 140.000 adedini iç piyasa 20.000 adetini de ihraç ederek kapasitesini %23 artırıp üreticiler arasında 5. Sıraya yükselmiş.

İşin güzel olan tarafı artış en çok akülü forkliftlerde olmuş ve dizellerin payı gittikçe azalmış. Çin’in genelinde de durum böyle.

Akülü forkliftler de de normal kurşun asit aküler yerine Lityum akülerin kullanımı oldukça artmış durumda.

HELI’nin in kalitesi ile ilgili dünyadaki bayilerin tamamının fikri aynı HELI’nin kalitesi konusun da hiç kimsenin bir serzenişi olmadığı gibi herkes övgüler yağdırdı. zaten fabrika gezisinde de gördük ki kalite konusunda hata olması mümkün değil tamamen robotlarla yapılan bir imalat şekli hakim, insan hatası tamamen ortadan kalkmış durum da.

İnsanlar enerjisini teknoloji ye, kalite ye ve verimliliğe odaklamış durum da böyle olunca da kalite kendiliğin den geliyor.”

2020 Umutlarımızın Yeşerdiği Bir yıl Olsun.

2020 yılının geçtiğimiz yıllara göre umut dolu, dipten yavaş yavaş yükselişe geçmeye başladığımız bir dönem olacağı inancı ve beklentisindeyim. Bu inanç ve beklentiyi ne kadar çok herkes sahiplenir ve bu yönde tavır koyarsa 2020 yılının bize, insanlığa, huzura, barışa ve güzelliklere daha çok hizmet edeceğini düşünüyorum.

Bir önceki yıla göre biraz daha hasarlı bir yıl olan 2019’da Ekonominin çokta iyi seyretmediğini hepimiz deneyimledik, Gerek yatırımlar, gerek istihdam, gerek büyüme ve gerekse istikrar açısından makro dengelerimiz büyük ölçüde sarsıntı yaşadı.

2020’ yılında da barış, huzur, iyi ilişkiler ile olumsuzlukların peyderpey aşılacağı ve tüm sektörlerimizin yeniden yükselişe geçeceği bir yıl olmasını diliyorum.

Cuma, 01 Kasım 2019 14:45

ÜRETİM…ÜRETİM…ÜRETİM.

Yazan

Ekonominin özellikle sektörümüz için çokta iyi seyretmediğini hepimiz deneyimledik, Gerek yatırımlar, gerek istihdam, gerek büyüme ve gerekse istikrar açısından makro dengelerimiz büyük ölçüde sarsıntı yaşadı.

İyisi ve kötüsü ile 2019 yılını uğurlamayacağımız  günlere yaklaşıyoruz.2020 yılında  barış, huzur, iyi ilişkiler ile olumsuzlukların peyderpey aşılacağı ve tüm sektörlerimizin yeniden yükselişe geçeceği umudunu taşıyorum.

Ne yapabiliriz?

Sosyal ve kültürel düzeyde barış ve huzuru hem ülke içine hem de ülke dışına yayacak politikalar ve tavırlar geliştirebiliriz. Kültürel, inançsal ve etnik zenginliğimizi saygıyla koruyarak hem ülke içinde hem de dünyada sürdürülebilir kılmaya dönük yaygın sosyal projeleri hayata geçirebiliriz.

Ekonomik düzeyde hazır ithalata dayalı tüketim yerine ülke içinde yerli üretime, yerli istihdama ağırlık verebiliriz. Katma değeri yüksek, inovatif, yeni ürünleri üretmeye odaklanabiliriz. Düşen büyüme ve istihdam oranlarını bu yolla yeniden yükseltme şansı yakalayabilir, ülke dışına gitmekle burada kalmak arasında kararsız kalmış nitelikli nüfusumuzu, büyük emeklerle yetiştirdiğimiz yeteneklerimizi ülkemizde tutmanın yollarını inşa edebiliriz.

Bir ülkenin kalkınması için maddi anlamda güçlü olması gerekir. Maddi anlamda güçlü olmak içinde üretim yapması gerekir.

Yerli malların üretilmesi ve kullanılmasının temeli yurdun bağımsızlığının korunması için 1923 yılında İzmir İktisat Kongresinde atılmıştı.

Her köşesi cennet olan, her karışından zenginlik fışkıran ülkemiz, yabancı malların işgali altındadır. Daha vahimi ise; Türk Milletinin bu işgale karşı olan duyarsızlığıdır. Türk işçisinin ürettiği; tekstilden televizyona, demirden buzdolabına, salçadan makarnaya kadar birçok ürün tüm dünyada satılıyor. Bizde TÜRK MALI tükettikçe firmalarımızın üretim kapasitesi artacak ve yeni elemanlara ihtiyaç duyulacaktır. Türk Milleti, kendi arabasını, uçağını, silahını, gemisini, sütünü, meyvesini, kalemini, İş makinalarını, endüstriyel makinalarını üretecek güçtedir ve üretiyor da. Ama halkımız, birçok alanda aynı kalitede onlarca TÜRK MALI varken özentileri yüzünden kat kat fazla para vererek yabancı malı almaya devam ediyor. Tek suçlu tabi ki millet değil. Yasalarımız yerli malını korumak adına çok yetersiz.

Hoş Geldin SANİCA

İş makinaları sektöründe SANKO ve  HİDROMEK  Beko loder ve Ekskavatör üreterek hem iç hem de dış piyasaya pazarlayabiliyor.

Forklift ve İstif makinaları sektöründe marka enflasyonu yaşanan ülkemizde CEYTECH yerli forklift imalatı yaparak güçlü yabancı markalara karşı rekabet Etmeye çalışıyor yine ülkemizin güçlü kuruluşlarından  Fatinoğlu Holding bünyesindeki Sanica Isı San A.Ş.  SANİCA markası ile elektrikli  forklift imalatına başladı. Bu girişimlerinden dolayı Fatinoğlu Holding yöneticilerini kutlamak, alkışlamak gerektiğine inanıyor ve “Aramıza hoş geldin SANİCA “ diyorum.

Ülkemizin yeni elektrikli  forklifti SANİCA ile ilgili geniş bilgiyi bir sonraki sayımızda okurlarımızla paylaşmak istiyorum.

Türkiye ekonomik ve siyasi güç dengelerinin değişim içerisinde olduğu uluslararası arenada eğer bir aktör olacaksa, üretimden, ticarete kadar bir çok alanda hem kendine yeten bir ülke olmalı hem de ekonomide dışarıya bağımlı olduğu ülkelerin yaptıkları ve yapacakları tehditleri bertaraf etmelidir.

Bugün, ekonomileri ülkemiz ekonomisiyle karşılaştırılamayacak kadar güçlü olan ülkelerde düzenlenen kampanyalar ile ülke insanı kendi ülkesinin malını satın alması için örgütleniyor. Diğer ülkelerin kendi ekonomilerinde söz sahibi olması engelleniyor.

Örneğin; Amerika'da her yıl çok ciddi şekilde 'Buy American (Amerikan Satın Al) 'kampanyaları düzenleniyor. Bu kampanyalarla Amerikan vatandaşlarına kaliteli ürünün sadece Amerika'da üretildiği propagandası yapılıyor. Amerikan vatandaşlarının beynine ülke çıkarları için Amerikan malı tüketmeleri kazınıyor. Üstelik bu kampanyalar, ABD'de federal yasa ile güvence altına alınmıştır.

Almanya'da ise; Otomotivde dünya markası olmuş. Bir Alman otomobil üreticisi firma, çalışanlarının rahatça okuyabileceği büyüklükteki şu yazıyı fabrika duvarına yazdırmış:

“Japon arabası almayı düşünen gitsin kendine Japonya'da iş arasın”

'İşte bizim eksiğimiz burada. Bizde sadece bir haftaya sıkıştırılmış, sözüm ona geçiştirme kampanyalar, kuru söz ve demeçlerle fındık-fıstık, portakal yeme törenleri yapılıyor.

“Kendi yerli malına sahip çık ey TÜRKİYE, üç beş yüz dolar fazla olsa da sahip çık…TÜRKİYE kazansın”

Çarşamba, 11 Eylül 2019 07:32

Kiralama.

Yazan

Forklift çalıştırmak, işimizin pahalı ancak vazgeçilmeyen bir kısmı

Bir işletme yeni bir forklift ekipmanına  sahip olmayı düşündüğünde  bu bir tüketicinin yeni bir otomobil alma ,kiralama  yada finansal kiralamaya gitme konusunda  verdiği karara benzer.

Bazı tüketiciler bir otomobili sadece sadece işe gidip gelmek için  kiralayacaklardır. Filo sahipleri için durum farklıdır.

Büyük sanayi kuruluşlarına olduğu kadar küçük işletmelere  de finansal kiralamanın sağlayacağı sayısız  yararlar mevcut.

Finansal kiralama, varlık mülkiyetinin bir çok risk ve  giderlerini azaltırken bir vergi ve muhasebe labirentine girmekten kurtarmak yanı sıra nakit kaynaklarını da  maksimize edecek  şekilde yapılandırılabilir.

Giderek daha fazla sağduyu sahibi forklift filosu yöneticisi; satın alma, kiralama ve leasing (Finansal kiralama)  uygulamalarının gelecekteki tasarruf düzeyini belirleyecek en önemli faktör olduğunu artık anlamış bulunuyorlar.

 Forkliftlerin yanı sıra yükseklik platformları ve telehandler kiralamasında da taleplerin arttığı gözlemlenirken kiralama  konusunda yeni yeni firmalarında sektöre girdiğini görüyoruz.

Kiralama her konuda cazip duruma geliyor ki…

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Kiralama Komitesinin kurulması bu sektöre ayrı bir heyecan katacaktır.

Bu komitenin kurulması fikrinin  Platformder’ den çıkması ve kabul edilmesi sektör adına  platformder’in kısa sürede  kazandığı lobi gücünün göstergesi olarak kabul etmek ve Platformder yöneticilerini de ayrıca kutlamak gerekiyor.

Dergimizin bu sayısında da yurt içi ve yurt dışından sektörle ilgili haberleri ilgi ile okuyacağınızı umuyoruz. Önemli haberlerden birisi İş ve endüstriyel makinelerde ülkemizin mihenk taşlarından  Temsa’nın yüzde 41 hissesinin Marubeni firmasına satışı sektörümüzün en fazla konuşulan konularından birisiydi.

Yine dergimizin sayfaları arasında yer alan “ 2019 yılının en büyük Forklift imalatçıları” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

2019 yılının ilk altı ayında adeta dibe vuran sıfır forklift satışlarından hiçte memnun olmayan ithalatçı firmaların yanı sıra biraz daha hareketli olan 2.el  forklift piyasasında alıcılar daha ucuz olur düşüncesi ile kötünün iyisine arama uğraşı içerisindeler.

Forklift lastikleri piyasası da biraz olsun hareketli dolayısıyla Türkiye’deki yerli forklift lastiği imal eden ve  ithalatını  yapan firmaların  bir tablo halinde  listesini okuyucularımıza sunduk.

Her sayımızda  olduğu gibi  bir sonraki sayımızda da  sektörle ile ilgili haberleri, sektöre yeni giren ürünleri ve yeni yeni firmaları tanıtmaya devam edeceğiz.

Hoşçakalın.

Çarşamba, 03 Temmuz 2019 11:11

Kendi Gücümüz Nispetinde

Yazan

Bu sayımızda birazda kendimizden, İstif-Material Handling dergimizden bahsetmek istiyorum.

1998 yılında yayın hayatına başlayan dergimiz 2016 yılının son ayına kadar aylık periyodlar halinde okuyucularına ulaştırılmış olup 2017 yılından itibaren iki ayda bir olmak üzere halen yayın hayatına devam etmektedir.

Forklift ve İstif makinaları sektörü o kadar büyüdü ve gelişti ki artık sektörü takip edebilmekte güç hale geldi.

Geçtiğimiz günlerde bir okurumuz dergimizle ilgili şu sözleri sosyal medyada paylaşmıştı “Bu derginin yayınlanmaya başlamasıyla birlikte Türkiye’nin her ilindeki sektör mensupları birbirleriyle tanışarak ticaret yapmaya başladılar. Birbirlerini tanımayan insanlar birbirleri hakkındaki bilgileri bankadan değil de bu derginin yöneticilerinden almaya başladılar. Zor şartlar altında yaşamını sürdüren bu dergiye sahip çıkmak sektördeki tüm firmaların görevi olmalıdır”

Bu yazıyı kaleme alan arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Evet… yolumuz zor ve meşakkatli olmasına rağmen inançla yolumuza devam etmeye kararlıyız.

6 ay evvel doların yükselişe geçmesi ile birlikte kağıt, müteakiben baskı ve diğer yan malzemeleri, kargo fiyatları Gazete ve dergilerin sırtına saplanan bir bıçak olmuştur. Hızlı bir şekilde kan kaybeden sektördeki gazete ve dergiler artık kendi ölçülerinde tedbirler almaya yönelmişlerdir.

Kimi bir Holdinge, bir derneğe sırtını dayar yoluna devam etmeye çalışır.

Kimi ya tiraj düşürür veya Abone sistemine geçmeye çalışır.

Biz Abone sistemine geçmeyi tercih ettik.

İstif-Material Handling Hakkında.

Bu dergi, Türkiye’de tüm sektör mensuplarını birbirleriyle tanışmasını sağlamış.

Bu dergi, Türkiye’de forklift ve istif makinaları sektörü ithalatçılarını bir araya getirerek sorunlarının tartışılmasına, çözüm arayışlarına öncülük etmiş.

Bu dergi, Yabancı dillerde de hazırlanarak 6 ortadoğu ülkesi ve Bulgaristan’daki fuarlarda stand açarak

Üretici firmalarımızın ihracat yapabilmelerini sağlamış.

Bu dergi, Dünyaca ünlü markaların Türkiye’de distribütör firma bulabilmesine yardımcı olabilmiş, bazı markalar bu dergi sayesinde ülkemizde faaliyetlerine bugün bile devam etmektedir.

Artık ABONE SİSTEMİ’ne Geçiyoruz.

Bilindiği gibi İstif-Material Handling Dergisi yayıncılık etik ve ilkelerinden asla taviz vermeden, gücünü siz değerli okuyucularından almaktadır. Daha öncede yazılarımızda belirttiğimiz gibi hiç bir kurum ve kuruluşa, herhangi bir Holding'e ve bir derneğe sırtını dayamamış olan dergimiz 1998 yılından beri kendi gücü nispetinde yayın hayatını sürdürmeye devam etmekte ve bunu ilelebet sürdürme kararlılığında ve azmindedir.

Bu yüzden İstif-Material Handling Dergisi, değerli dostlarımızla diyaloğunu, kendisi dışında bir referansla sürdürme peşinde olmamıştır. Hiç bir firmanın Yönetim Kurulu Başkanına, Genel Müdürüne, Dernek Başkanına, Genel sekreterine kısaca etkili ve yetkili kişilerin kartvizitlerine "Hamili kart sahibi yakınımdır " misali yazı yazdırmamıştır.

Şimdiye kadar Sizlerin karşısına tamamen kendi kimliğimiz ile çıktık ve halende çıkmaktayız. Çünkü, aksini düşünmek hem icra ettiğimiz mesleğe, hem de yaptığımız işin önemini ve değerini derhal fark edecek kadar hassas ve titiz olan siz değerli dostlarımıza ihanet olur.

Hem şahsım hem çalışma arkadaşlarım kimseyi referans olarak kullanmayı içine sindiremez, sindirebilseydi çok daha farklı olurdu. Ortada bir referans varsa bu ancak bizlere işyerlerinin kapılarını açan destek veren değerli dostlarımızdır.

Artık Dergimiz Abone sistemine geçmiştir.

20 yıldan beri ücretsiz olarak dağıttığımız dergimiz bundan böyle sektördeki firmalardan abone olanlara gönderilecektir. Okuyucularımıza buradan duyuralım istedim.

Sizi derginizle baş başa bırakıyorum. Bir sonraki sayımızda buluşmak dileğiyle…

Perşembe, 02 May 2019 22:58

Lityum İyon çağı

Yazan

Satılan tüm forkliftlerin yaklaşık yüzde 70'inin IC motorlara sahip olduğu 1960'lı yılların dikkat çekici noktalarından itibaren, IC motorlu forkliftin global forklift satış pazarındaki payı, akülü forkliftlerin artan popülaritesi nedeniyle giderek erozyona uğradı. ve özellikle LP Gaz tahrikli forklift satışları büyük bir darbe aldı.

Akünün sağladığı elektrik gücüyle karşılaştırıldığında LP Gazının maliyeti yüksek ve küresel petrol fiyatlarıyla bağlantılı olup, operasyonel perspektiften bakıldığında, her bir gaz silindirinin değiştirilmesi ve depolanması için harcanan zaman, yığın olarak bir tank düzenlemesi yapılmadığı sürece yüksek miktarlarda kullanım yapan müşteriler için forkliftin duruş süresini bir problem haline getirebilmektedir.

“Ayrıca, LPG motorlardan kaynaklanan karbon monoksit emisyon riskini azaltmak için gereken kontrol sistemleri ve katalitik konvertörler, bir forkliftin işletme maliyetlerini oldukça yükseltmektedir. Motorlu paletlerin tedarik edilmesini ve çalıştırılmasını birçok pazarda zorlaştıran birçok farklı emisyon kontrolü ve güvenli operasyonel gürültü seviyesi standartları ve kuralları mevcut

Elektrikli araçların çağı geldi ve birçok insan Lityum-İyon akülerin endüstriyel forklift gücünün geleceği olduğunu düşünüyor. İlk Lityum İyonla çalışan forkliftin ortaya çıkmasından bu yana 10 yıl geçti ve şimdi endüstriyel ekipman imalatındaki en büyük isimlerden bazıları fosil yakıtların yerine lityumun gücünü kullanıyor. Lityum-İyon teknolojisinin kullanımı başlangıçta oldukça yavaştı, ancak şimdi daha fazla forklift kullanıcısı Lityum-Iyon teknolojisinin sunduğu birçok avantajı anlamaya başladı.

“Lityum-İyon pillerin daha yüksek enerji verimliliği, enerji maliyetlerinde önemli tasarruflara yol açıyor ve hızlı yatırım dönüşü sürelerine olanak sağlıyor. Ayrıca, hızlı şarj etme yetenekleri sayesinde, Lityum İyon aküler akü değişim işlemini ortadan kaldırarak forkliftlerin daha az servis dışı kalmasını sağlayabiliyor."

Forklift kullanıcılarının Lityum-İyon akü teknolojisinin avantajlarını takdir etmelerinin sebebi Günün her saati modern bir depo işletmek söz konusu olduğunda, verimliliğin en önemli husus olmasıdır.

Elektrikle çalışan araçların sayısı, depolama endüstrisinde her zaman yüksek olmuştur ancak bu eğilim artık tüm lojistik sektöründe, tıpkı otomotiv endüstrisinde olduğu gibi artmaktadır ve modern Lityum-İyon teknolojisinin sunduğu avantajlarla, Lityum- İyon, sektördeki tüm endüstriyel forkliftlerin geleceği için temiz, sessiz ve uygun maliyetli bir güç kaynağının anahtarı olarak giderek daha fazla kabul edilmeye başlandı bile.

Bir sonraki sayımızda buluşmak dileğiyle...

Salı, 05 Mart 2019 21:44

Sektörde 21 Yıl.

Yazan

20 yıldır Türkiye forklift ve İstif makinaları konusunda bir otorite ve sektörünün nabzını elinde tutan bir dergi.

Her sayıda kendi özünü değiştirmeden renklenen, yenilenen, sadık okuyucu kitlesi ile sektörün medya gücü ve 1 numarası. Material Handling Dergisi.

Editoryal misyonu daima geleceği ,geçmişin üzerine ekleyerek çoğaltmak olan Material Handling ekibinin yurt içinden ve yurt dışından özenle derlediği haberleri, röportajları, yayınladığı firma reklamları ile Forklift ve İstif makinaları sektörünün son 20 yıldaki gelişimini ve değişimini gösteren bir almanak niteliğinde.

Sektörüne daha iyiyi, daha çok seçeneği sunmaya devam etmeye kararlı, Okuyucu sadakati çok yüksek olan ve okurlarının sevdiği bir marka haline gelen Material Handling Dergisi 21’nci yıla adım atmanın heyecanıyla yurtta ve dünyada sektörle ilgili gelişmelere okuyucularına sunmaya devam edecek.

Material Handling Dergisini bu günlere gelmesini sağlayan okurlarımıza yürekten teşekkür ederiz.

Alkışlar Akü Sektörüne

Bir zamanlar iş makinaları yedek parçaları imalatçılarımızdan bazılarının yurt dışına ihraç ettikleri ürünlerin kalitesiz olmasından dolayı bu konuda “TM” markası büyük yaralar almıştı.

Kaliteli ürün imal eden ciddi firmalarımız ise yurt dışına ihraç ettikleri ürünlere kendi markalarını koyamıyorlardı çünkü yurt dışındaki firmalar “TM” Türk Malı damgasının kalitesiz ürünler sınıfına konduğu için ürünlerin üzerine yabancı bir marka konmasını istiyorlardı.

Kaliteli ürünler imal eden Türk firmaları tarafından üretilen üzerine yabancı marka konmuş ürünler güzelce ambalajlanarak yurt dışından dünya piyasalarına pazarlanırken işin ilginç tarafı “Yabancı Marka” hastası olan Türk firmaları da bu ürünlerden ithal ediyorlardı.

Bu durum bugün bile devam etmektedir.

Türkiye’de bir sektör var ki…Bütün alkışları hak ediyor.

Mutlu Akü, İnci GS Yuasa, Yiğit Akü firmaları ürettikleri gerek otomotiv gerekse endüstriyel aküleri her kıtada yüzlerce ülkeye ihraç ederek ülkemiz ekonomisine katkıda bulunuyorlar.

Bu firmalarımız sayesinde akü sektöründe İthal akülerin Türkiye pazarında hiç şansı bulunmuyor.

Yerli üretime önce halkımızın önem vermesi gerekiyor ki… Ülke kalkınsın.

Son yıllarda herkes her zamankinden daha fazla barış huzur ve umut istiyor. Dünya buna çok ihtiyaç duyuyor. Artık huzura ve barışa susadık.

Bu özlemin dışa vurumu olarak insanlar, toplumlar ve ülkelerin de birbirlerine karşı daha anlayışlı, uyumlu, işbirliğine açık bir hava içine girmelerini beklemek artık hayalcilik değil.

İnsan olan herkes insanlık yönünde bir tavır içinde olacaktır diye düşünüyorum 2019’da..

2019 yılının geçtiğimiz yıllara göre umut dolu, dipten yavaş yavaş yükselişe geçmeye başladığımız bir dönem olacağı inancı ve beklentisindeyim. Bu inanç ve beklentiyi ne kadar çok herkes sahiplenir ve bu yönde tavır koyarsa 2019 yılının bize, insanlığa, huzura, barışa ve güzelliklere daha çok hizmet edeceğini göreceğiz.

Ekonominin özellikle geçtiğimiz yıl çokta iyi seyretmediğini hepimiz deneyimledik, Gerek yatırımlar, gerek istihdam, gerek büyüme ve gerekse istikrar açısından makro dengelerimiz büyük ölçüde sarsıntı yaşadı.

Bir çok sektör özelliklede iş makinaları sektörü çok kötü etkilendi.

2019’da barış, huzur, iyi ilişkiler ile olumsuzlukların peyderpey aşılacağı ve tüm sektörlerimizin yeniden yükselişe geçeceği umudunu taşıyorum.

2019 yılına büyük bir tecrübe birikimiyle girdik. Hepimizin bildiği gibi tecrübe çok güzel, değerli bir şeydir, ama ne yazık ki acıların, zorlukların meyvesidir aynı zamanda... kimileri acılar ve zorluklar sonrasında isyankarlaşır, kimileri de o acının, zorlukların içinde yatan gizli anlamı, değeri, mesajı, tecrübeyi alır ve kendini toplumunu bir adım üste taşımak için “sermaye” olarak kullanır. Biz ikincilerdeniz.

Ne yapabiliriz?

Sosyal ve kültürel düzeyde barış ve huzuru hem ülke içine hem de ülke dışına yayacak politikalar ve tavırlar geliştirebiliriz. Kültürel, inançsal ve etnik zenginliğimizi saygıyla koruyarak hem ülke içinde hem de dünyada sürdürülebilir kılmaya dönük yaygın sosyal projeleri hayata geçirebiliriz.

Ekonomik düzeyde hazır ithalata dayalı tüketim yerine ülke içinde yerli üretime, yerli istihdama ağırlık verebiliriz. Katma değeri yüksek, inovatif, yeni ürünleri üretmeye odaklanabiliriz. Düşen büyüme ve istihdam oranlarını bu yolla yeniden yükseltme şansı yakalayabilir, ülke dışına gitmekle burada kalmak arasında kararsız kalmış nitelikli nufusumuzu, emek emek yetiştirdiğimiz yeteneklerimizi ülkemizde tutmanın yollarını inşa edebiliriz.

Tüm bunlar benim dileklerim, temennilerim.

2018 yılının bu son sayısında elbette yazmak istemediğimiz üzücü haberlerde vardı.

Ülkemizin gurur kaynaklarından birisi olan Hidromek firmasının Kurucusu değerli insan Hasan Basri Bozkurt’u ve Türkiye’de İlk forklift imalatını gerçekleştiren isimlerden olan Teoman Günsür’ü, Ankara’da uzun yıllardan beri İş makinası ve forklift sektörüne hizmet veren Gazi İş Makinaları’nın kurucusu Arif Ahmet Arslan’ı 2018 yılının son aylarında kaybettik. Merhumlara Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerinin ve tüm dostlarının başı sağolsun, nur içinde yatsınlar.

Sayfa 1 / 2
We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…